Ana Sayfa | Site Ağacı | Arama        

      Ana Sayfa




Kültür Portalı
Alo176


Çeşmeler

KIRKLARELİ’NİN TARİHİ ÇEŞMELERİ

Kırklareli kent merkezinde mevcut yazılı kaynaklara göre 15 adet geleneksel mahalle çeşmesi bulunduğu ancak bu çeşmelerden 4 adedinin Kırklareli Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar neticesinde yıkılmış olduğu tespit edilmiştir. Günümüze ulaşan çeşmelerden ise ikisi farklı bir yere taşınmış, dördü geçirdikleri onarımlar neticesinde özgün durumlarını büyük ölçüde yitirmiştir. İl merkezinde bulunan Kadı Ali, Paşa, Kayyumoğlu, Hapishane, Kuru Paşa (Kayalık), Büyük Camii (Alman), Gerdanlı, Kocahıdır çeşmeleri Yüksek Anıtlar Kurulu’nun 20/04/1990 gün ve 646 sayılı kararı ile tescillenerek Kırklareli İl Merkezi ve İlçelerindeki Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıkları Listesi’ne alınmıştır (Kırklareli Müze Müdürlüğü). Kent merkezindeki çeşmeler yoğun olarak şehrin ticaret hayatının da yaşandığı çarşı meydanı ve çevresi ile bu meydanın etrafında bulunan camilerin yakınında inşa edilmiştir. Şehrin çarşı meydanını Hızırbey Külliyesi ile Dingiloğlu Parkı’nın arasında kalan bölge oluştururken meydanın ortasında ve parkın köşesinde yer alan birer çeşme ile meydan vurgulanmıştır. Çeşmelerin konumlandırılmasında dikkat çeken diğer bir nokta da kentin ilçeleriyle ve diğer illerle bağlantısını sağlayan caddelerin sokaklarla kesiştikleri yerlerde olmalarıdır. İl merkezindeki çeşmelerin çoğu ilişkili oldukları sokaklara isimlerini vermiş ve bu özellikleri ile geleneksel sokak dokusunun algılanmasını sağlamıştır.

Şehrin fazla sayıda su kaynağına sahip olmasına rağmen mevcut çeşmelerin yeterli olmaması nedeniyle su sıkıntısı çektiği yıllarda Kayserili Hacı Hasan Ağa isimli bir şahsın inşa ve tamir ettirdiği çeşmeler ile bu sorun büyük ölçüde çözümlenmiştir. Şehir merkezinin çeşitli mevki ve mahallerindeki kaynakların sularındaki kalker oranının yüksek olması dolayısıyla şehrin kuzey ve kuzey batısında bulunan içilebilir nitelikteki kaynaklardan getirilen su ile çeşmeler beslenmiştir. Bu kaynaklar; Gerdanlı, Söğütçük, Çukur Çeşme, Aslanlı Çeşme, Aşağı Pınar, Baba Pınar, Sıyrıncak ve Nallı Horoz olarak sıralanabilir (Dursunkaya, 1948). (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Kadı Ali Çeşmesi

Çeşme 1568-69 yılları arasında Köse Mihalzade Ali bin Hızır Bey tarafından inşa ettirilmiştir (Kırklareli İl Yıllığı, 1967).  Dikdörtgen plan şemasıyla kesme küfeki taştan tek cepheli bir köşe çeşmesi olarak yapılan çeşme; Doğu Mahallesi’nde, Yanık Kışla ve Tırnova caddelerinin kesiştikleri köşede, Kadı Camii karşısında yer almaktadır. Su, sivri kemerli bir niş içerisine yerleştirilmiş ayna taşındaki tek musluktan temin edilmektedir. Nişin iki yanında oturma taşı bulunmaktadır. Kemerin iç kısmında tepe noktasına yakın bir yerde inşa kitabesi yerleştirilmiştir. Çeşmenin ön yüzünü dikdörtgen bir çerçeve içine alan profillerle cepheye hareket kazandırılmış, üst kısmını çevreleyen saçak silmesiyle de yapımı tamamlanmıştır. Sonraki yıllarda saçak silmesinin üst kısmına taş ve betonarme malzemeyle ilave bir bölüm eklenmiştir. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Paşa Çeşme

Çeşme, 1622 yılında caminin tamiri sırasında Külabi Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır (Dursunkaya, 1948). Kocahıdır Mahallesi’nde, Paşa Camii avlu duvarının batı köşesine tek yüzlü bir duvar çeşmesi olarak kare plan şemasıyla yerleştirilen çeşme, kesme küfeki taştan inşa edilmiştir. Basık sivri kemerli bir niş içerisine yerleştirilen ayna taşı üzerinde tek musluk bulunmaktadır. Kemerin kilit taşı dışarıya doğru çıkıntı yapacak şekilde oturtulmuştur. Çeşmenin saçak kısmının üzerindeki ve ayna taşındaki süslemeleri çeşmeyi sadelikten kurtarmıştır. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Kapan (Salı Yeri) Çeşmesi

Karakaş Mahallesi’nde, Kapan Camii avlu duvarına bitişik olarak 1771 yılında Kayserili Hacı Hasan Ağa tarafından yaptırılmıştır (Kırklareli İl Yıllığı, 1967). Geçirdiği onarımlar neticesinde, çeşmenin üzeri mermer kaplanmış ve günümüzde orijinalliği kalmamıştır. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Kayyumoğlu Çeşmesi

Çeşme, Karacaibrahim Mahallesi’nde 1772 yılında eski İstanbul yolu üzerinde Kayserili Hacı Hasan Ağa tarafından yaptırılmıştır (Altuntaş, 1995). Dikdörtgen plan şemasına sahip bir köşe çeşmesi olarak inşa edilen çeşmenin tek yüzündeki yuvarlak kemerli bir niş içerisine yerleştirilen musluktan su sağlanmaktadır. Bu niş içerisinde kemerin tepe noktasına yakın bir seviyede çeşmenin inşa kitabesi, kemerin iki yanına birer kabara ve üst kısmına tamir kitabesi yerleştirilmiştir. Su haznesinin üzeri tonozla örtülü olan çeşmenin ön cephesinde üçgen alınlık oluşturan bir saçak silmesi bulunmaktadır. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Kara Umurbey Çeşmesi

Demirtaş Mahallesi’nde bulunan çeşme, pazar yerinde Hacı Süleyman isimli bir hayırsever tarafından 1844 yılında yaptırılmıştır. Pazar yerinde iken dört yüzlü bir meydan çeşmesi olan yapı bulunduğu yerden kaldırılarak bugünkü yerine taşınmıştır (Kırklareli İl Yıllığı, 1967). Günümüzde, çeşmenin tek cephesinde bulunan musluktan faydalanılmaktadır. Musluk, sivri kemerli bir niş içerisine yerleştirilen ayna taşı üzerinde yer almaktadır. Kare planlı olarak, kesme küfeki taş malzeme ile inşa edilen çeşme yer yer beton malzeme kullanılarak onarılmıştır. Ön cephedeki oturma taşı sonradan ilave edilmiştir. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Hapishane Çeşmesi

Karakaş Mahallesi’nde bulunan çeşme, XIX. yüzyılın ikinci yarısında yapılmıştır. İki cepheli bir meydan çeşmesi olarak inşa edilen çeşmenin ismini aldığı Hapishane binası çeşmeye bitişik olarak sonraki yıllarda yapılmıştır (Kırklareli İl Yıllığı, 1967). İki cephesinde de yuvarlak kemerli birer niş bulunan çeşmenin günümüzde tek cephesi kullanılmaktadır. Kemer kilit taşlarının bir kısmı dikdörtgen şekilli olarak dışarıya doğru çıkıntı yapacak biçimde işlenmiştir. Çeşmenin köşe kısımları yuvarlatılmış pilastrlarla, üzeri profillendirilmiş çift sıra saçak silmesiyle şekillendirilmiştir. Kare planlı olan çeşme tümüyle sıva ile kaplanmışken günümüzde sıvanın büyük bir bölümü dökülmüştür. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Kuru Paşa (Kayalık) Çeşmesi

Karacaibrahim Mahallesi’nde, XIX. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir (Kırklareli İl Yıllığı, 1967). Tek cepheli bir duvar çeşmesi olarak inşa edilen çeşmenin ön yüzündeki basık kemerli niş içerisine yerleştirilen musluktan su temin edilmektedir. Dikdörtgen plan şemasıyla kesme küfeki taşından inşa edilmiş, fakat üzeri sonradan sıvanmıştır. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Söğütlü (Söğütçük) Çeşmesi

Akalar Mahallesi’nde, XIX. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen tek cepheli çeşmeye, toprak seviyesinden birkaç basamak merdivenle inilerek ulaşılmaktaydı (Kırklareli İl Yıllığı, 1967). Sonraki yıllarda etrafı açılarak muslukları dışarı çıkarılan çeşme betonarme olarak yeniden inşa edilmiş, dolayısıyla orijinalliğini yitirmiştir. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Büyük Camii (Alman) Çeşmesi

Çeşme, XIX. yüzyılın sonlarında Hacı Adil Bey tarafından yaptırılmıştır (Kırklareli İl Yıllığı, 1967).  Karakaş Mahallesi’nde, Hızırbey Camii bahçe duvarının Çarşı Meydanına bakan köşesinde yer alan çeşme, daha önce Çarşı Meydanının ortasında bulunmaktayken sonradan bugünkü yerine taşınmıştır. Dört yüzlü bir meydan çeşmesi olarak kare plan şemasıyla tamamen mermerden inşa edilmiştir. Kare planlı olan çeşmenin bir yüzü, günümüzdeki yerine taşınınca duvara bitiştirilerek iptal edilmiştir. İşçiliği ve süslemeleriyle dikkat çeken çeşmenin cepheleri birbirinin aynısı olup süslemeler ayna taşında ve üst kısmında yoğunlaşmıştır. Ayna taşının üst kısmında kitabelik ve iki farklı renkteki mermerden oluşturulmuş sivri kemer şeklindeki çerçeve, kemer formunun iki yanında birer kabara bulunmaktadır. Muslukların altında, çeşmenin gövdesine monte edilmiş geniş mermer kurnalar bulunmaktadır. Çeşmenin üst örtüsü eski yerinden taşınmadan önce, geniş saçaklı eğimli yüzeylerin merkezine yerleştirilmiş soğan biçimli bir kubbe ile oluşturulmuşken, şimdiki yerine taşındığında düz betonarme bir döşeme olarak teşkil edilmiştir. Son zamanlarda Kırklareli Belediyesi, çeşmeyi meydandaki eski yerine taşıma yönündeki çalışmalara başlamıştır. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Gerdanlı Çeşmesi

Doğu Mahallesi’nde bulunan çeşme, XIX. yüzyılın sonlarında yapılmıştır. İki cepheli bir meydan çeşmesi iken günümüzde yalnızca bir cephesi kullanılmaktadır (Kırklareli İl Yıllığı, 1967). Fazlaca bir yüksekliğe sahip olan çeşme kare planlıdır. İki cephesinde sivri kemerli birer niş bulunan çeşmenin caddeye bakan tarafındaki niş içerisinde iki adet musluk bulunmaktadır, bu kısımdaki mermer kaplama sonradan yerleştirilmiştir. Diğer cephesindeki muslukların ise yakın zamanda kapatıldığı düşünülmektedir. Kesme küfeki taştan inşa edilen çeşmenin kemerindeki kilit taşları dışarıya doğru çıkıntı yapacak şekilde oturtulmuştur. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Kocahıdır Çeşmesi

Çeşme, 1905 yılında Kayserili Hacı Hasan Ağa tarafından eski İstanbul yolu üzerinde yaptırılmıştır (Altuntaş, 1995). Kocahıdır Mahallesi’nde, Kocahıdır İlköğretim Okulu’nun avlu duvarının güney batı köşesine yerleştirilmiş olan çeşme tek yüzlü bir duvar çeşmesi olarak inşa edilmiştir. Dikdörtgen plan şemasına sahip olan çeşmenin köşeleri pahlanmışken, ön cephede bu pahlanma kemer üzengi seviyesinden itibaren başlamaktadır. Çeşmenin basık sivri kemerli bir niş içerisine yerleştirilen ayna taşı üzerindeki musluğundan su temin edilmektedir. Bu nişin iki yanında oturma taşı yer almaktadır. Arka cephesinde küçük bir niş içerisinde kitabesi ve musluk bulunmayan bu nişin altında küçük bir kurnası bulunmaktadır. Çeşmenin üzeri ilk inşa edildiği yıllarda, saçak kısımlarında ahşap süslemeleri olan katlanmış plak şeklinde, ahşap bir kırma çatı ile örtülüyken günümüzde bunun yerini betonarme döşeme almıştır.

Bu çeşmelerden başka, şehir merkezinde, yazılı kaynaklardan tespit edilen ancak farklı sebeplerle ortadan kaldırılan Çukur Çeşme, Dere Mahallesi Çeşmesi, Boyacı (Kalancı) Çeşmesi, Aslanlı Çeşme bulunmaktaydı (Dursunkaya, 1948). Ayrıca XX. yüzyılın ortalarında şehrin yeni gelişen yerleşim alanlarında birbirine benzer tarzda dört adet çeşme inşa edilmiştir. (Bu çalışma; Yard. Doç. Dr. İzzet Yüksek, Kırklareli Ün. Öğr.Üyesi ile Arş. Gör. Ali Yıldız, Kırklareli Ün. Öğr. Üyesinin “Tarihi Kırklareli Çeşmelerinin Geleneksel Kent Dokusu İçerisindeki Yeri ve Önemi” adlı bildirisinden alınmıştır.)

Babaeski Dördüzlü (Dört Yüzlü) Çeşme

Asfalt üzerinde, hamam karşısında bulunmaktadır.17. yy. yapısıdır. Şehir suyu akıtmakta olan çeşmenin kitabesi Bulgar istilasında kazınmıştır. Kesme köfeki taştan, dört cepheli ve kubbeli bir meydan çeşmesidir. Halen tek yüzü faal olup, Edirne’nin klasik çeşmeleri tipindedir.

Lüleburgaz Çarşı (Orta) Çeşmesi

Eski adıyla Cedidi Müslüm Bey Mahallesinde bulunan meydanın ortasında, bu günkü Turgut Bey Caddesi’nde Osmanlı padişahlarından IV. Mehmet tarafından 1667 (H.1078) yılında meydan çeşmesi olarak yaptırılmış olup, bu nedenle 4. Mehmet (Avcı) Çeşmesi ve Orta Çeşme olarak da bilinmektedir. Halen sağlam ve faal olup, cephe aynasında talik yazı ile beş mısralık ilk inşa kitabesi bulunur. Dört köşe ve dört cepheli olup, her yüzü kare şeklinde bir meydan çeşmesidir. Üzeri kubbe ile örtülü, duvarlar kesme köfeki taşındandır. Rivayete göre avlanmayı seven padişah IV. Mehmet bu yörede dinlenirken içtiği suyun hoşuna gitmesiyle bu mahalleye bu çeşmeyi yaptırmıştır. (Yazar Ali ARSLAN’ın “Kasabadan Kente Bir Cumhuriyet Yürüyüşü” 1. Kitap Eğitim ve Kültür Tarihi” adlı eserinden yararlanılmıştır.)

Lüleburgaz Zafer Çeşmesi

Çeşme; 1917 M. (1333 H.) yılında I. Dünya savaşının devam ettiği yıllarda yapılmıştır. 1920-22 yılları arasındaki Yunan işgali sırasında zarar görmüş ve 1962 yılında aslına uygun restorasyonu yapılmış, ancak 1990 yılında bir trafik kazası neticesinde kamyon çarpması ile yıkılmış ve tekrar yapılmıştır. Bu yapımının Edirne Valisi Hacı Adil Bey tarafından yaptırıldığını gazete kaynaklarından öğreniyoruz. Çeşmenin dört yanında yalakları ve suyu akan kurnası mevcut iken, bu yalak ve kurnalar 1944 yılında kaybolmuştur. Çeşme, köfeki taştan dikdörtgen sütun şeklinde olup, temel gövde, alınlık ve tabla üstünde küçük bir kubbeden ibarettir. Dört topuzlu kubbenin tepesinde pirinç bir ay bulunur.

Çeşmenin dört alınlığının her bir yönünde Osmanlıca olarak yazılmış tarihi ibareler mevcuttur.

Güney alınlığında; “Atalarının oğullarına armağanıdır”,

Kuzey alınlığında; “10 Temmuz 1324 – Su Hayattır”,

Doğu alınlığında;  “ 7 Temmuz 1329 Tarihini Unutmayınız.”

Batı alınlığında; 1333 Zafer Çeşmesi” yazmaktadır.

10 Temmuz 1324 (Miladi 23 Temmuz 1908) ile “II. Meşrutiyet’in ilânı”,

10 Temmuz 1331 (Miladi 1915) ile “Çanakkale Zaferi”,

7 Temmuz 1329 (Miladi 20 Temmuz 1913) ile “Lüleburgaz’ın Bulgarlardan Kurtuluşu” vurgulanmaktadır.  Lüleburgaz’ın düşmandan geri alınışı, düşmanın kasabayı tahliye etmesi, askerlerin kışlalarına dönmesinin sevinç nişanesi olarak ta yapılan bu çeşme, anıt görünümünde, zarif edası ve kitabeleri ile kasabanın önemli yapılarından biridir. (Yazar Ali ARSLAN’ın “Kasabadan Kente Bir Cumhuriyet Yürüyüşü” 1. Kitap Eğitim ve Kültür Tarihi” adlı eserinden yararlanılmıştır.)

Vize Cemilzade Mahmut Ağa Çeşmesi

Hamam Caddesi, Kale Mahallesi’nde bulunmakta olup, 16. yüzyıl yapısıdır. Çeşme üzeri ufak kubbelidir. Kare planlı, iki oluklu ve yalaklı meydan çeşmesidir. 1838 yılında tamir görmüş, muntazam kesme köfeki taşlardan yapılmıştır.



 

Bu site Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır.
Bu sayfa 3088 kez gösterilmiştir.